October 25, 2018

October 25, 2018

October 25, 2018

October 25, 2018

October 4, 2018

Please reload

Recent Posts

Kaygı Bozukluğu

October 26, 2017

1/10
Please reload

Featured Posts

Obsesif kişilik bozukluğu 2

Obsesif ve kompulsif kişilik yapısına sahip kişilerin obsesyonları çeşitli alanlarda olabilmektedir. Bunlara örnek verecek olursak eğer, temizlik obsesyonu zihninde ora ile alakalı pis olduğunu düşünerek kişi oraya dokunmak veya orada durmak kendisi için zor bir durum haline gelebilir. Kuşku obsesyonları, kişi acaba ocağın altını kapattım mı, prizden fişi çektim mi gibi düşüncelerle zihnini meşgul etmektedir. Bir başka obsesyon cinsel içerikli düşünceler. Dini obsesyonlar, simetri obsesyonları acaba duvardaki tabloyu kalkıp düzeltsem mi, halı biraz kaymış gibi duruyor şeklinde obsesyon, sayma obsesyonları, biriktirme obsesyonları ilerde lazım olur diye bir nesneyi biriktirmesi, uğursuz sayılar veya uğursuz renkler gibi obsesyonları görülmektedir. Aynı zaman da saldırganlık obsesyonları da mevcut olan bireyler de vardır. Mesela kendisinin birisine zarar vereceğini ya da kendisine zarar verileceğini düşünmesi gibi. Kompulsif davranışları ise temizlik,  kontrol etme, düzenleme, tekrarlama, sayma, dokunma ( kendisinin uğurlu gördüğü bir nesneye dokunulması yoksa başına kötü bir şey gelme korkusu), biriktirme (herhangi bir ihtiyacı olmamasına karşın bir objeyi biriktirme) gibi çok yönlü obsesif ve kompulsif durumlar sergilemektedir. Obsesyon ve kompulsiyonlar sıklıkla beraber görünmektedir.  Bu bozukluk için en önemli konulardan bir tanesi de dikotomik düşünce tarzıdır. Böyle bir durum doğrudan uzaklaşmak otomatik yanlışlara sürüklemektedir. Aynı zaman da kendi içlerindeki yaşadıkları bu problemler kişilerarası ilişkilerini de etkilemekte ve problemlere yol açmaktadır. Çünkü ilişkilerde duygular ön plandadır ve kesin yanıt içermeyebilir. Bu kişilerin olaylara karşı getirdiği çözümler duygulardan ve belirsizlikten kaçmaktır. OKKB’de diğer bozulma ise hayali düşünme sistemidir. Kişi için sorunu çözecek mükemmel bir yol belirgin değil ise hiçbir şey yapmamasının daha makul olabileceğini düşünmektedir ve hata yapmaktan kaçmaktadırlar.

 

Obsesif Kompulsif kişilik Yapılarının Psikoterapisi

  1. Bilişsel Davranışçı Terapisi

Obsesif hastalar kendisine kaygı veren düşünceler ile bu düşünceler silsilesinden k

 

açtığı ve kaçınarak başa çıkmaya çalıştıkları görülmektedir. Ama düşüncelerden kaçınmaya bu sıkıntılar daha da fazlalaşmakta ve böylelikle kısır bir döngü içine hapsetmektedir. Davranış tedavilerinde hedef hastayı kaygı uyandıran ve kaygı uyandırdığı için kaçınma davranışlarına neden olan düşünce silsilesini sorgulatmak ve bu sorgulatmanın oluşturduğu kaygıyı azaltmak için otomatik olarak devreye giren, tekrar eden tutumların önüne geçmektir. Alıştırma tedavisi dediğimiz bu yöntemde, hedef rahatsızlık veren düşüncenin oluşturduğu kaygıyı söndürmek ve alışma durumunun oluşmasını sağlamaktır.

Bilişsel tedavilerde ise gaye pis hissettiği, rahatsız, edici düşüncelerin oluşturduğu sorumluluk algısını azaltmaktır. Mesuliyet biçiminde bir algılama olmadığında hastalar akla gelen kötü hissettiren düşünceleri etkisiz kılmak için tekrar eden davranışlar gösterme eğilimi hissetmeyeceklerdir. Burada birincil amaç düşünceleri gerçek gibi algılamasını azaltmaya çalışmaktır. Bu sebeple tedavide tehlike ve aşırı mesuliyet algılarının ne derecede gerçekçi olduğu ve ne derecede ise düşünce hataları sonucu abartılı tehdit ve tehlike algılarının ortaya çıktığı birey ile birlikte araştırma konusu olmalıdır. Bilişsel hataların belirlenmesinden sonra yeterince fonsiyonel olmayan bu düşüncelerin daha gerçekçi ve fonsiyonel olanları ile yeniden yapılandırılıp yerine koyulması sağlanmalıdır. Düşüncelerinin  bir yıkımla neticeleneceğini düşünen hastalardan bu düşünceleri durdurmak yerine özellikle akla getirmeleri istenmekte ve ardından korku duyduğu sonuçların gerçekleşmediğini görmeleri tedaviye ilişkin terapiye devam etmekle önemli faydalar sağlamaktadır.

Bilişsel ve davranışçı terapiler hem rahatsızlığın tedavisinde hem de özelikle tekrarlarının önüne geçilmesi çok önemli bir yeri bulunmakta, bazı durumlarda tedavide ilaç sadece kullanılırken bazı durumlarda ise ilaç artı psikoterapi işlem görmektedir.

Please reload

Follow Us
Search By Tags