October 25, 2018

October 25, 2018

October 25, 2018

October 25, 2018

October 4, 2018

Please reload

Recent Posts

Kaygı Bozukluğu

October 26, 2017

1/10
Please reload

Featured Posts

Ödül,Ceza ve Pekiştireçler

October 26, 2017

                   PEKİŞTİREÇ, TAKDİR VE CEZA

 

1.PEKİŞTİREÇ

Öğrenme kuramlarının pek çoğu öğretme hizmetinin en önemli öğelerinden birinin pekiştirme olduğu görüşündedir.  Pekiştirme işlemlerinin sistemli bir şekilde kullanılmasıyla öğrenmelerin kararlı olarak sürdürülmesi sağlanabilir. Öğrenmenin temelinde davranışın tekrar edilmesinde ve organizmanın cezadan kurtulmasında pekiştireçler etkin rol oynar. Çeşitli pekiştireçler kullanarak davranış şekillendirilir. Pekiştirilen davranış güçlenir. Davranışı değerlendirme ve şekillendirme sürecinde edimsel koşullama teknikleri etkili olarak kullanılabilir. Buradaki en önemli ilke pekiştireçlerin belli hareketlerin yapılmasına bağlı olarak verilmesidir.  Pekiştireçler, pekiştirme ve ceza sürecindeki davranımı kuvvetlendirmede kullanılan uyarıcılardır. Davranışı şekillendirirken de kullanacağımız pekiştireçlerde dikkat etmemiz gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Bu hususlardan bazıları:

  1. Davranışı şekillendirmede kullanacağımız pekiştirecin organizmanın güdüsüne uygun olmalıdır.

(Aç bir köpeğe zili çaldığımız zaman et yerine oynaması için toplar verildiğinde pekiştireç güdüye uygun olmadığından pekiştirme olmaz.)

Olumsuz pekiştireçler de hem güdüleyici hem de pekiştiricidir. Hoşa gitmeyen durumdan kaçınmak için istenilen davranışa ulaşma sürecinde güdülenmeye ihtiyaç artacaktır. (

  1. Seçeceğimiz pekiştirecin güdülenmeye uygun olmasının yanında kullanacağımız pekiştireç her organizmada aynı etkiyi yaratmayabilir. Bu nedenle organizmayı  iyice tanımalı ve kullanılacak olan pekiştirecin organizma için anlamlı olmasına dikkat etmek durumundayız. Pekiştirecin anlamlı olması organizmanın ihtiyaç ve beklentilerini karşılamasına bağlıdır.

  2. Pekiştirecin dağıtımının sırası da önemlidir. Organizma pekiştirecin veriliş zamanını bildiği takdirde kendini ona göre ayarlar.(örneğin öğrenciler genellikle sınavlar yaklaştığı zaman çalışmaya başlarlar. Oysa öğretmenin öğrenciden beklentisi öğrencinin sürekli bir çalışma içerisinde olmasıdır. Bu nedenle aralıklı pekiştirme kullanmak öğretmenin beklentisi açısından daha iyi sonuçlar verir.)

  3. Aynı pekiştirecin kullanılması da pekiştirecin değerini azaltabilir. Pekiştireçlerin çok sık verilmeside aynı sonucu doğurabilir. Yerine göre uygun pekiştireç kullanmaktadır işin sırrı.

Koşullama durumlarında iki tür pekiştireçten söz edilir:

 

OLUMLU PEKİŞTİREÇ: Bir tepkinin ortaya çıkma sıklığını arttıran pekiştirmedir.

(Aç biri için yemek olumlu pekiştireçtir.)

  1. BİRİNCİL OLUMLU PEKİŞTİREÇ: Kendiliğinden keyif verici olan organizmayı doğal olarak pekiştiren uyarıcılardır.

(çikolata, dondurma)

  1. İKİNCİL OLUMLU PEKİŞTİREÇ: Sosyal ve manevi içerikli pekiştireçlerdir.

(Övgü, gülümseme, para)

OLUMSUZ PEKİŞTİREÇ: İstenilmeyen hoşa gitmeyen davranışın ortamdan çekilmesidir. Negatif pekiştireç istenen davranışın sürdürülmesini sağlar. Organizma belli bir tepkiyi yaparak negatif pekiştireçten kurtulur. ( Sınava çalışmazsak başarısız oluruz. Düşük not negatif pekiştireçtir. Düşük not ders çalışma sıklığını arttıran durumdur.)

  1. BİRİNCİL OLUMSUZ PEKİŞTİREÇ: Organizmanın yaşamını tehdit eden pekiştireçlerdir.

( şoku, yüksek ses)

        2.     İKİNCİL OLUMSUZ PEKİŞTİREÇ: Organizmayı rahatsız eden ve öğrenme sonucu pekiştireç özelliği kazanan

(Hakaret, otorite)

İkincil pekiştireçler öğrenilmiş pekiştireçlerdir. Bu pekiştireçler öğrenmeyle oluşur. Herhangi bir nötr uyarıcının birincil pekiştireçle eşleştirilmesidir. Klasik koşullama ile oluşan ikincil pekiştireçler edimsel koşullamada ödül olarak kullanılır. (örneğin para ikincil pekiştireçtir, birkağıttır fakat bizim ona yüklediğimiz anlam ve değer sayesinde ihtiyaçlarımızı karşılarız, parayla ihtiyaçlarımızı gidermemiz; üniversiteden mezun olduğumuzda diploma almamız)

 

2.CEZA

Olumlu ve olumsuz pekiştirme yollarıyla davranışların sıklığı artar, ceza da ise istenilmeyen davranışlar baskı altındadır ve tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılır.  Ceza organizma için hoşa giden bir durumun organizmadan mahrum bırakılmasıdır. (Hırsızlık yapan birinin hapse girmesi, özgürlüğünden mahrum edilmesi)

Eğer bir davranış sıkıntılı ve istenmeyen bir durum yaratıyorsa o davranışın tekrar edilme sıklığı azalır. Ceza uygulandığı sürece organizma üzerinde etkilidir. Ceza süresince istenilmeyen davranış baskı altına alınmakta fakat alışkanlıkları yok etmemektedir.

(Hırsızlık yaptığı için hapse atılan suçlu cezalandırılınca hırsızlık yapmaktan vazgeçseydi bir daha hırsızlık yapmazdı fakat çoğunlukla cezalandırılan insanların cezası bittikten sonra aynı davranışı tekrar yaptığı görülmektedir.)

İki tür cezalandırma işlemi vardır. Birincisi davranıştan sonra istenmeyen ya da hoş olmayan durumla karşılaşılması; ikincisi ise, davranıştan sonra zevk veren durum ve ödülün ortamdan çekilmesidir.

(örneğin; annenin yemek yemeyen çocuğunu azarlaması birinci tür cezaya girerken; sınavdan düşük not alan çocuğun hafta sonu dışarı çıkmasının yasaklanması ikinci tür cezadır.)

İstenmeyen bir duruma verilen ceza başka istenmeyen bir duruma sebep olabilir. Karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan anlayışlı bir ortam içinde cezaya yer yoktur. Ceza zorunlu olmadıkça kullanmaktan kaçınılmalıdır, kullanıldığı takdirde şu hususlara dikkat edilmelidir:

  • CEZA GECİKTİRİLMEMELİDİR. Ceza istenmeyen davranışın hemen ardından gelmelidir.

  • CEZA ORGANİZMANIN TÜM KİŞİLİĞİNE DEĞİL, CEZA KONUSU OLAN DAVRANIŞA YÖNELİK OLMALIDIR.

  • CEZADAN ÖNCE ORGANİZMA UYARILMALIDIR.

Organizmayı uygun olmayan davranışından ötürü cezalandırmak uygun olmayan davranışların doğmasına sebep olabilir:

  • Organizmada kaygı, nefret, kin ve saldırganlığa yol açabilir.

  • Cezaya alışabilir, cezanın şiddetlendirilmesiyle de organizmada karşı gelme eğilimi artar.

  • Ceza kişiliğin gelişmesini önler.

PEKİ BU KADAR OLUMSUZ ETKİLERİNE RAĞMEN CEZAYI NİÇİN KULLANIRIZ?

Skınner’ a göre etkisini hemen gösterdiği için yani cezalandırılan davranış cezalandırmanın hemen arkasından gözlenmemektedir. Bu nedenle de cezalandırma davranışı pekiştirmektedir. Oysa uzun dönemde ceza etkisiz olduğu gibi başka olumsuz durumlara da neden olduğundan zahmetli süreç olduğunu unutmamak gerekir.

CEZAYA ALTERNATİF OLARAK NELER YAPILABİLİR?

  • Ceza yerine olumsuz pekiştirmeyi tercih edin

  • İstenmeyen davranışa neden olan ortamı değiştirmekle işe başlayın böylece davranış değişecektir.

  • İstenmeyen davranışı bıktırıncaya kadar yaptırın.( Çocuğunuz şeker yemesin istiyorsanız bıktırıncaya kadar şeker yedirin.)

  • Eğer istenmeyen davranış çocuğun gelişim döneminin bir özelliği ise bu dönemin geçmesini bekleyin.(Özellikle ergenlik döneminde bu sıkıntılarla çok fazla karşılaşabilmekteyiz.)

  • İstenmeyen davranışı görmezlikten gelin, istenilen davranış sergilendiğinde ise hemen pekiştirin.

  • Cezaya alternatif en etkili süreç ise sönmedir ancak zaman alıcıdır ve sabır gerektirir. İstenmeyen davranış pekiştirilmezse zamanla sönme meydana gelir.

 

3.TAKDİR

  Bireyi istenilen davranışı sergilediğinden dolayı takdir ettiğimizde bizi olumlu etkilediğini, mutlu ettiğini ve hoşumuza gittiğini söylemiş oluruz. Etrafındakilerin olumlu duygularını öğrenen birey bu şekilde davranmaya devam etmek ister. Daha fazla takdir görebilmek için diğer davranışlarını da değiştirmek için çaba sarf eder. Bireyi övdüğümüzde ise kişiliğine yönelik yorum yapmış oluruz, yaptığı davranışa yönelik değil. Bu gibi durumlarda tüm yorumları kişiliklerine alırlar ve davranışı geliştirmek kolay iken kişiliği değiştirmek daha zordur yani sınavdan yüksek alan çocuğa ‘aferin, sen çok akıllısın’ dediğimizde onu övmüş oluruz ve çocuk sınıfın en akıllısı olduğuna kendisi de inanıp bu beklentileri karşılamak zorunda hisseder. En ufak bir başarısızlıkta olumsuz etkilenir, kendisine ve ebeveynine olan güveni azalır ve bu olumsuz durumu değiştirmek için ebeveyn onayına ihtiyaç duyacaktır. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için bireyi takdir ederken;

  • Hangi davranışın olumlu olduğunu açıkça belirtmeli

  • Takdir bireyin kişiliği üzerine değil, davranışa yönelik olmalıdır.

  • Takdir ederken takdir edecek kişi kendi duygularını belirtmeli

  • Takdirin sonunda hep böyle yap mesajı vermemelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Please reload

Follow Us
Search By Tags
Please reload

Archive
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

Adres

Yunus Emre Caddesi No:43

Kanal Boyu/Eski Kapalı Spor Salonu Karşısı

Battal Gazi 44300

Malatya

  • Facebook App simgesi
  • Instagram klasik

Çalışma Saatleri

Pazartesi-Cumartesi 8.30-18.00

İrtibat Numaraları

0422 321 22 11

0530 643 10 14

 

ankapsikiyatri@aol.com

2014 © her hakkı mahfuzdur. Anka Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi